“BEKLEMEK”

YAYIM TARİHİ

ETİKETLER

Ölmek mi berbat, ölümü beklemek mi?
Hayır, kendi ölümünü değil, başkasının ölümünü. Bir yakınının ölümünü, annenin mesela.
Yanlış soru. Çünkü ölümün ne kadar berbat olduğunu, berbat olup olmadığını bilmiyoruz. Ama yine de bu soru dilinin ucuna geliyor insanın. Her şeyin sonu ölüm diye bellediğimizden, naturamızın bilgisi de –yaradılıştan- bu olduğundan, en kötüsü ölüm! İşte onun için diyor ki insan; eh be! Ölseydim daha iyiydi; bir yakınının hızla yaklaştığını gördüğün ölümünü beklerken.
Bir arkadaşım komadaki annesinin kulağına eğilerek, “hadi canım bırak, bırak artık kendini” diyormuş; o komanın çıkışı olmadığını bildiğinden.
Ama atan kalbi, komadaki beyni kendini bırakmaya, izah edebilirsin de; ikna etmek mümkün mü…
Bir gün bir yakınınızın kanser olduğunu öğrendiğinizde doktorlara soracağınız ilk soru, “sonunda ne olacak, en sonunda nerede tedavi görecek” olmalı. Ve aldığınız cevabın gerçek hayatta mümkün olup olmadığını hemen bizzat, yerinde araştırıp öğrenmelisiniz; hele bu ülkede yaşıyorsanız. Yoksa çok acılı, dayanılmaz bir “bekleme” sizi bekliyor olacak, sonunda kıskıvrak yakalayacak…
Önemli olan ite kaka yaşatılmak değil, mümkün olduğu kadar temiz ölmek.

← Önceki yazı
Sonraki yazı →