“Kara Defter”de romanın anlatıcı kişisi, diğer roman kişisi Peters’a romanın bir diğer kişisi olan Gregory’nin güncesinden, “kem gözlere karşı kocakarı büyüleri ve çaylaklar için yazın kuralları içeren” bazı bölümleri göstermektedir:
“Kitaplar ve yazarın kumaşından dokunmalı ya da hiç yazılmamalı. Bu, deneyimleri kâğıda geçirme uğraşı değil, insanın kendisini kaydetme savaşımı. Dolayısıyla gerçek anlamda kitap yok. Yalnızca, Tanrı bilir nasıl bir simya işlemiyle birkaç litre yeşil mürekkebe ve el yapımı kâğıda dönüşen benim dokum, benim günahım var. Beni iyi anlayın. Kitap dediğimiz şey, ülküsel varoluşumuz. Gerçekte mevcut değil. Böyle çok bilmişlik ettiğim zamanlar amacım ilkelerimi uyguladığım sürece yaratabileceğim dâhice yapıtı hayalinizde canlandırmanızı sağlamak. Eyvah! Bu girişimi göze alamayacak kadar çok okudum. Ya da çok iyi terbiye aldım; yazabilmesi için kişinin önce o güne kadar yazılmış olan bütün kitapların, başkaları tarafından ödünç alınmak üzere yazıldığına inanması gerek.
Sanat, işte bu borçların faiziyle birlikte geri ödenmesi. Bunu başarmaksa göründüğünden çok daha zor.”
“Eh, bu beni hiç ilgilendirmiyor. Gregory’nin mantığıyla yaptığı küçük kavgalar burada, kapının arkasındaki bu masada çürük bir koku salıyor.” Diye devam ediyor…
Hangi yapıtını olursa olsun, Lawrence Durrel’ı okumak, yüzde yüzü bildiğimiz dünyanın materyallerinden (insan dâhil) oluşmuş fakat hiç bilmediğimiz bir dünyada hayatta kalmaya çalışmaktan farksız. Nasıl olursa olsun, Durrel bir tarafından bu bloga da girmeliydi. Girdi işte ve bundan sonra hayırlısı bakalım…
KARA DEFTER (The Black Book / 1938) / ROMAN / LAWRENCE DURREL /
TÜRKÇESİ: PÜREN ÖZGÖREN / CAN YAYINLARI