I. William’dan saymaya başlarsak İngiltere’nin 20. Kralı
(1509 – 1547) olan York Dükü VIII. Henry, (24. 06. 1491 – 28. 01. 1547) sevdiği kadın Anne Boleyn uğruna karısı Aragonlu Catherine’den boşanma talebinin Papa tarafından kabul edilmemesi üzerine İngiliz Kilisesini
Roma Katolik Kilisesi iradesinden ayırıp İngiltere sarayına bağlayarak kendisini
İngiliz kilisesinin hâkimi kılacak Act of Supremacy
adlı özel bir kanun çıkarır. Parlamenterleri de yemin ederek bağlı kalmaları
kaydıyla bu kanunu kabule davet eder. Onun için asıl önemli olansa, toplumun çok
saydığı, sevdiği, güven duyduğu, büyük bir sempatiye sahip eski Lord High
Cancellor (Başyargıç) Thomas More’un
kendisini bu konuda desteklediğini ilan etmesidir. Fakat More, Kral’ın ve yakın
çevresinin bütün ısrarına rağmen beklenen onayı vermeye yanaşmaz. Derhal
“gözden düşer” ve yargılanması gündeme gelir.
Üstelik suçlama idamını
gerektirecek ağırlıktadır. Oysa More, ne aleyhte ne de lehte konuştuğundan
herhangi bir suç işlemediği, yargılanmasının söz konusu olamayacağı
görüşündedir. Ama yargılanacaktır. Kral’ın kuklasına dönmüş yargıçlar, Kral’ın
savcısı Sir Richard Rich’i yalancı tanık olarak kullanırlar.
(1509 – 1547) olan York Dükü VIII. Henry, (24. 06. 1491 – 28. 01. 1547) sevdiği kadın Anne Boleyn uğruna karısı Aragonlu Catherine’den boşanma talebinin Papa tarafından kabul edilmemesi üzerine İngiliz Kilisesini
Roma Katolik Kilisesi iradesinden ayırıp İngiltere sarayına bağlayarak kendisini
İngiliz kilisesinin hâkimi kılacak Act of Supremacy
adlı özel bir kanun çıkarır. Parlamenterleri de yemin ederek bağlı kalmaları
kaydıyla bu kanunu kabule davet eder. Onun için asıl önemli olansa, toplumun çok
saydığı, sevdiği, güven duyduğu, büyük bir sempatiye sahip eski Lord High
Cancellor (Başyargıç) Thomas More’un
kendisini bu konuda desteklediğini ilan etmesidir. Fakat More, Kral’ın ve yakın
çevresinin bütün ısrarına rağmen beklenen onayı vermeye yanaşmaz. Derhal
“gözden düşer” ve yargılanması gündeme gelir.
Üstelik suçlama idamını
gerektirecek ağırlıktadır. Oysa More, ne aleyhte ne de lehte konuştuğundan
herhangi bir suç işlemediği, yargılanmasının söz konusu olamayacağı
görüşündedir. Ama yargılanacaktır. Kral’ın kuklasına dönmüş yargıçlar, Kral’ın
savcısı Sir Richard Rich’i yalancı tanık olarak kullanırlar.
More’un damadı ve aynı zamanda biyografilerinden de birini
yazmış olan William Ropper’ın anlattığına göre, Londra Kulesi’de More’un
kitapları gönderilirken kendisiyle ‘dostça tartışmaya’ gelen Sir Rich ile More
arasında şu diyalog geçer:
yazmış olan William Ropper’ın anlattığına göre, Londra Kulesi’de More’un
kitapları gönderilirken kendisiyle ‘dostça tartışmaya’ gelen Sir Rich ile More
arasında şu diyalog geçer:
“Rich: Siz bilgili, akıllı bir adamsınız, ülkenin yasalarını
da biliyorsunuz. Eğer parlamento beni kral ilan ederse, siz beni kral kabul
eder misiniz?
da biliyorsunuz. Eğer parlamento beni kral ilan ederse, siz beni kral kabul
eder misiniz?
More: Evet.
Rich: Ya parlamento beni papa ilan ederse, siz beni papa
olarak kabul etmez misiniz?
olarak kabul etmez misiniz?
More: Tutalım ki parlamento bir yasa çıkardı, Tanrı, Tanrı
değildir diye. Siz Bay Rich, Tanrı’yı yok mu sayacaksınız o zaman?
değildir diye. Siz Bay Rich, Tanrı’yı yok mu sayacaksınız o zaman?
Rich: Böyle bir yasa hiçbir parlamentodan çıkmaz!
More: Tanrı Tanrı değildir diyemeyen parlamento Kral’ı da
Hristiyan Kilisesi’nin başı yapamaz.”
Hristiyan Kilisesi’nin başı yapamaz.”
Yukarıdaki anekdot Mina Urgan’ın
“Thomas More’un Yaşamı ve Utopia’nın
İncelenmesi” başlıklı yapıtından. Urgan’ın bu yapıtı, Sabahattin Eyüboğlu ve
Vedat Günyol’la birlikte İngilizceden çevirdikleri More’un Latince yazdığı
başyapıtı Utopia’da (1516) yer alıyor.
“Thomas More’un Yaşamı ve Utopia’nın
İncelenmesi” başlıklı yapıtından. Urgan’ın bu yapıtı, Sabahattin Eyüboğlu ve
Vedat Günyol’la birlikte İngilizceden çevirdikleri More’un Latince yazdığı
başyapıtı Utopia’da (1516) yer alıyor.
6 karısı olmuş VIII. Henry’nin Boleyn’e aşkı, “Anglikan
Kilisesi”nin tarih içinde belirmesi ve Roma Katolik Kilisesi’nden VIII. Henry’nin
iradesiyle bağımsızlaşması gibi ağır konular bir tarafa… VIII. Henry Thomas More’dan
ne istiyordu? Onun onayı neden, bedeli canı olacak kadar önemliydi? Yoksa çıkmayacak
kanunu bile çıkarsa iktidar eksik mi kalıyordu?..
Kilisesi”nin tarih içinde belirmesi ve Roma Katolik Kilisesi’nden VIII. Henry’nin
iradesiyle bağımsızlaşması gibi ağır konular bir tarafa… VIII. Henry Thomas More’dan
ne istiyordu? Onun onayı neden, bedeli canı olacak kadar önemliydi? Yoksa çıkmayacak
kanunu bile çıkarsa iktidar eksik mi kalıyordu?..
İktidar tutkusunun insanoğlunu ne pespayeliklere mahkûm
ettiğini çok güzel anlatıyor, More – VIII. Henry ilişkisi. Al, bugüne koy.
Tıpatıp uyuyor.
ettiğini çok güzel anlatıyor, More – VIII. Henry ilişkisi. Al, bugüne koy.
Tıpatıp uyuyor.